Gerek Matematik Dünyası’nda beraber çalışma fırsatı
bulduğumuz, gerekse seminerlerde ve diğer organizasyonlarda biraraya
gelip sohbet etme şansına eriştiğimiz, özel ders veren
meslektaşlarımızla paylaştığımız bir konu da; birçok öğrencimiz ve
velimizin özel ders yardımını artık iş işten geçmeye başlayınca
düşünüyor olmaları...
Okuldaki Matematik dersini anlamadığını ısrarla
söyleyen ve neticesinde ilk sınavdan “0” alan bir Lise 1 öğrencisinin
ikinci sınava sadece 2 gün kala panik içinde bizden destek almaya
gelmesi sık rastladığımız bir durum ne yazık ki...
Oysa özel öğretmenlerin, neredeyse iki aylık (ki
aslında böyle bir durumdaki öğrencinin bilgi eksikliğinin temeli çok
çok eskiye dayanır ve özel ders sırasında bunlar bir bir ortaya çıkar)
bir materyali 2 gecede öğrencinin kafasına sokmak için
kullanabilecekleri Harry Potter vari sihirli değnekleri yoktur.
Başarının tesadüf olmadığı ve kendi kendine ortaya
çıkmadığı gerçeğini veliler olarak öğrencilerimize daima
hatırlatmalıyız. Düzenli aralıklarla alınan ve sıklığı öğrencinin bilgi
seviyesine göre ayarlanmış bir özel ders takviyesi, sadece sınavdan
önceki son iki-üç gün yapılacak özel dersten daha verimlidir. Sınavdan
geçer not almanın amaç değil, sonuç olduğunu öğrencilerimize
öğretebildiğimiz noktada başarı sağlayabilir, onlara düzenli çalışma
alışkanlığı kazandırabiliriz.